FETÖ/PDY gibi atipik bir terör örgütlenmesi bağlamında, bir fiilin 'örgüte yardım' suçunu oluşturup oluşturmadığının tespitinde en temel zorluk hangi unsurdan kaynaklanmaktadır? Suçun manevi unsuru olan 'bilerek ve isteyerek yardım etme' kastının ispatında, özellikle legal görünümlü faaliyetler (bankacılık, dernek üyeliği vb.) açısından TCK m. 30'daki 'hata' hükmünün uygulama alanı bulma potansiyelini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54656

Örgüte yardım suçunda asıl zorluk maddi unsurdan ziyade manevi unsurun, yani kastın ispatından kaynaklanmaktadır. TCK m. 220/7, failin örgüte 'bilerek ve isteyerek' yardım etmesini arar. FETÖ/PDY gibi uzun yıllar 'cemaat', 'hizmet hareketi' gibi legal görünümlü yapılar altında faaliyet gösteren örgütlerde, failin gerçekleştirdiği eylemin (örneğin bankaya para yatırma, derneğe üye olma) bir terör örgütüne yardım niteliği taşıdığını bilip bilmediği ve bu amaçla hareket edip etmediği tespiti zordur. Özellikle örgütün terör örgütü niteliğinin kamuoyunca ve yargı kararlarıyla belirginleştiği tarihler (17/25 Aralık 2013, 15 Temmuz 2016 gibi) öncesindeki eylemler için, failin kastı kaldıran bir hataya (TCK m. 30) düştüğü, yani fiilinin bir suç oluşturduğunu veya bir terör örgütüne hizmet ettiğini bilmediği savunması önem kazanmaktadır. Yargı, bu tür durumlarda failin örgütün nihai amacını ve suç işleme kastını bilip bilmediğini, eylemin niteliğini, zamanlamasını ve diğer delilleri bir bütün olarak değerlendirerek 'bilme ve isteme' unsurunun oluşup oluşmadığına karar vermelidir. Sırf legal bir faaliyette bulunmak, kastın varlığı için tek başına yeterli değildir.