Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/3-909 E., 2014/121 K. sayılı kararını esas alarak, yargılamanın yenilenmesi sürecinde dava zamanaşımının işleyip işlemeyeceğini 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK hükümleri açısından karşılaştırmalı olarak analiz ediniz. 5237 sayılı TCK m. 66/5 hükmünün getirdiği yenilik nedir ve bu hükmün lehe kanun uygulamasında 'karma uygulama yasağı' ile ilişkisi nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54645

Yargıtay CGK'nin ilgili kararına göre, 765 sayılı TCK döneminde, kesinleşmiş hükümlerden sonra yargılamanın yenilenmesi (muhakemenin iadesi) halinde kural olarak dava zamanaşımı işlemiyordu. İstisnası, TCK m. 109 uyarınca suç vasfının değişmesi ve yeni suçun zamanaşımının önceki yargılamada dolmuş olması haliydi. Buna karşılık, 5237 sayılı TCK'nın 66/5. maddesi, 'Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar' hükmünü getirerek açıkça zamanaşımının işleyeceğini düzenlemiştir. Bu hüküm, sanık lehine olduğundan uygulanması gerekir. Lehe kanun uygulamasında karma uygulama yasağı gereği, zamanaşımı kurumunun işleyeceğine dair lehe olan 5237 sayılı TCK hükmü benimsendiğinde, zamanaşımı sürelerinin de yine 5237 sayılı TCK'ya (m. 66-67) göre hesaplanması gerekir. 765 sayılı TCK'daki daha kısa sürelerin alınıp, 5237'deki işleme kuralı ile birleştirilmesi karma uygulama yasağına aykırı olur. CGK bu kararında bu ilkeyi vurgulamıştır.