Silahlı terör örgütüne yardım suçunda (TCK m. 220/7), failin kastının 'bilme' unsuru, örgütün hangi niteliğini bilmeyi gerektirir? Failin, yardım ettiği yapının sadece bir 'cemaat' veya 'hizmet hareketi' olduğunu düşünmesi, ancak bu yapının aslında bir silahlı terör örgütü olması durumunda, TCK m. 30'daki 'hata' hükümleri nasıl uygulanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54636

Örgüte yardım suçunun manevi unsuru olan 'bilerek ve isteyerek yardım etme', failin hem yardım fiilini hem de yardım ettiği yapının niteliğini bilmesini gerektirir. Silahlı terör örgütüne yardım suçunda, failin, yardım ettiği yapının bir 'silahlı terör örgütü' olduğunu bilmesi zorunludur. Eğer fail, yapının bu niteliğini bilmiyor, onu legal bir cemaat, dernek veya eğitim hareketi sanıyorsa, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurlardan birinde (örgütün niteliği) hataya düşmüş olur. Bu durum, TCK m. 30/1'de düzenlenen 'kastı kaldıran hata' kapsamındadır. Fail, fiili işlerken suçun maddi unsurlarını bilmiyorsa, kasten hareket etmiş sayılmaz. Özellikle FETÖ/PDY gibi yapıların, niteliğinin devlet ve toplum tarafından tam olarak idrak edilmesinden önceki dönemlerde (örn. 17-25 Aralık 2013 öncesi) yapılan yardımlarda, faillerin bu tür bir hataya düştüğü savunması önem kazanmaktadır. Mahkeme, failin konumu, eğitim seviyesi, eylemin niteliği ve zamanı gibi unsurları değerlendirerek, bu hatanın 'kaçınılmaz' olup olmadığını (TCK m. 30/4) ve dolayısıyla kastının bulunup bulunmadığını takdir etmelidir.