Hukuka aykırı bir delilden (örneğin usulsüz bir bilgisayar aramasından) elde edilen bilgiyle yeni bir soruşturma başlatılabilir mi? Bu durumun 'zehirli ağacın meyvesi' ilkesi ve soruşturmanın 'basit şüphe' ile başlaması kuralı (CMK m. 160) karşısındaki konumunu analiz ediniz.
Bu konu doktrinde oldukça tartışmalıdır. Katı bir 'zehirli ağacın meyvesi' yorumuna göre, hukuka aykırı delilden elde edilen bilgiye dayalı olarak başlatılan yeni bir soruşturma da hukuka aykırılıktan etkilenir ve bu soruşturma sonucunda elde edilecek deliller de 'zehirli meyve' sayılır. Bu görüşe göre, hukuka aykırılık bir kez ortaya çıktığında, onun tüm sonuçları yok sayılmalıdır. Ancak, daha esnek bir yoruma göre, hukuka aykırı delil doğrudan mahkumiyet hükmüne veya bir koruma tedbirine (tutuklama gibi) esas alınamazsa da, bu delilden elde edilen bilgi, CMK m. 160 uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren 'basit şüphe' kaynağı olarak kabul edilebilir ve yeni bir soruşturma başlatılmasına neden olabilir. Bu yeni soruşturmada, ilk hukuka aykırı delilden bağımsız, hukuka uygun başka yol ve yöntemlerle yeni deliller elde edilebilirse, bu yeni delillerin geçerli olacağı savunulmaktadır. Yargıtay uygulaması genellikle katı yorumdan yanadır ve hukuka aykırı delilden hareketle ulaşılan hiçbir bulgunun sanık aleyhine kullanılamayacağını kabul etmektedir.