Bir davada sanık hakkında hem hırsızlık (TCK m. 142) hem de konut dokunulmazlığını ihlal (TCK m. 116) suçlarından dava açılmıştır. Hırsızlık suçu sonradan uzlaşma kapsamına alınmıştır. Bu durumda uzlaşma prosedürü nasıl işletilmelidir?
CMK m. 253/6'ya göre, aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın, birlikte işlenen suçlardan biri uzlaşma kapsamında, diğeri değilse uzlaşma hükümleri uygulanamaz. Bu kural, suçların aynı mağdura karşı işlenmesi durumunda geçerlidir. Ancak Yargıtay uygulamalarında, eğer suçların mağdurları farklı ise (hırsızlıkta malın sahibi, konut dokunulmazlığında konutta oturan kişi) veya hırsızlık suçunun mağduru şikayetçi değilse, uzlaşma kapsamındaki suç için ayrı bir değerlendirme yapılabileceği kabul edilmektedir. Somut olayda, hırsızlık suçu uzlaşma kapsamına alındığından, bu suç yönünden uzlaştırma prosedürü işletilmeli, konut dokunulmazlığını ihlal suçu ise uzlaşma kapsamında olmadığından bu suç için yargılamaya devam edilmelidir. (Bkz: Yargıtay 2. CD, 2018/7083 K. yorumu)