Tekerrüre esas alınan bir mahkumiyet kararı, sonradan çıkan bir kanunla (örneğin 6545 sayılı Kanun) 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' veya 'davanın düşmesi' sonucunu doğurabilecek bir uyarlamaya tabi tutulursa, bu durumun tekerrür uygulamasına etkisi ne olur? (Yargıtay 20. CD, 2018/4382 K.)
Bu durumda, söz konusu ilam artık tekerrüre esas alınamaz. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/4382 sayılı kararında belirtildiği gibi, eğer tekerrüre esas alınan eski mahkumiyet, yeni yasal düzenlemeler uyarınca uyarlama yargılaması sonucunda HAGB veya düşme kararı ile sonuçlanma ihtimali taşıyorsa, bu mahkumiyetin hukuki varlığı ve kesinliği ortadan kalkmış sayılır. Kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü niteliğini yitirdiği için, TCK m. 58'de aranan 'kesinleşmiş bir hüküm' şartı ortadan kalkar ve bu ilam yeni işlenen suçta tekerrüre esas alınamaz.