Sanığın, mağdura yumruk atarak TCK m. 86/2 kapsamında basit bir yaralamaya neden olması, ancak kronik kalp hastası olan mağdurun bu olayın stresiyle kalp krizi geçirerek yaşamını tehlikeye sokan bir duruma girmesi halinde, sanığın sorumluluğu TCK m. 87/1-d (neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama) mi, yoksa TCK m. 89 (taksirle yaralama) kapsamında mı değerlendirilmelidir? (Yargıtay 3. CD, 2016/16244 K. ışığında açıklayınız.)
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2016/16244 sayılı kararına göre, bu durumda sanığın TCK m. 89 kapsamında (taksirle yaralama) sorumluluğu doğar. Karara göre, basit bir yumruk atma eyleminde, kalp krizi gibi ağır bir neticenin öngörülmesi ancak buna rağmen sonucun istenmemesi durumu, olası kastla değil, en azından taksirle (hatta mağdurun yaş ve durumu biliniyorsa bilinçli taksirle) hareket edildiğini gösterir. Sanığın temel kastı basit yaralamaya yöneliktir, ancak ağırlaşan netice (kalp krizi) bakımından taksiri vardır. Bu nedenle eylem, kasten yaralamanın ağırlaşmış hali olan TCK m. 87 kapsamında değil, taksirle (veya bilinçli taksirle) yaralama olan TCK m. 89 kapsamında değerlendirilmelidir. Bu, kast-taksir kombinasyonunun hassas bir uygulamasıdır.