Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/512 sayılı kararında, adliyede amir konumundaki davalının memur olan davacının kolundan tutup çekiştirmesi eylemi neden 'hizmet kusuru' değil de 'kişisel kusur' olarak nitelendirilmiş ve davanın doğrudan davalıya yöneltilmesi doğru bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53618

HGK, bu kararda kamu görevlisinin eyleminin 'görevden ayrılabilir' nitelikte olup olmadığına bakmıştır. Davalının eylemi, görevin ifası veya yetkinin kullanılması ile ilgili bir eylem değildir; aksine, görevin sınırlarını aşan, doğrudan davalının şahsına isnat edilebilen hukuka aykırı bir fiildir. Kurul, eylemin kamu hizmetinden kaynaklı olmadığını, davalının salt kişisel kusuruna dayandığını ve bu nedenle Anayasa'nın 129/5. maddesi kapsamına girmediğini belirtmiştir. Kişisel kusurda, dava idareye değil, doğrudan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisine karşı adli yargıda açılabilir. Karşı oyda ise bu eylemin görev sırasında ve görevle ilgili olduğu, bu nedenle davanın idareye açılması gerektiği savunulmuştur.