6325 sayılı Kanun m. 2/1-b'ye göre arabulucunun tanımında yer alan 'tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen' ifadesinin, arabulucunun klasik 'kolaylaştırıcı' rolü üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53560

Bu ifade, arabuluculuğun sadece 'kolaylaştırıcı' (facilitative) modelinden, 'değerlendirici' (evaluative) unsurlar da içeren bir modele doğru evrildiğini göstermektedir. Klasik modelde arabulucu, tarafların iletişimini kolaylaştırır ancak çözüm önermez. Bu hükümle (m. 15/7'de de tekrarlanmıştır), arabulucuya, müzakerelerin tıkanması durumunda, uyuşmazlığın esasına ilişkin bir çözüm önerisinde bulunma yetkisi verilmiştir. Bu, arabulucunun rolünü daha aktif hale getirir. Ancak bu bir zorunluluk değil, takdire bağlı bir yetkidir ve arabulucunun önerisi tarafları bağlamaz. Amaç, çözüm sürecine yeni bir ivme kazandırmaktır.