Bir kamu görevlisinin haksız fiili nedeniyle tazminat davası açmak isteyen kişi, davayı idareye mi yoksa doğrudan kamu görevlisine mi açmalıdır? Bu konudaki temel kural Anayasa m. 129/5 ve 657 sayılı DMK m. 13'e göre nedir? Yargıtay'ın 'kişisel kusur' yorumu bu kuralı nasıl etkilemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53480

Temel kural, Anayasa m. 129/5 ve 657 s. DMK m. 13 uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin 'yetkilerini kullanırken' veya 'görevleriyle ilgili' olarak işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, ancak idare aleyhine açılabileceğidir. Bu, hizmet kusuru olarak adlandırılır. Ancak Yargıtay içtihatları (örn: HGK 2016/512 K.), kamu görevlisinin eylemi görevinden açıkça ve kolayca ayrılabiliyorsa, yani eylem hizmetle ilgili olmayıp tamamen şahsi bir nitelik taşıyorsa, 'kişisel kusur'un varlığını kabul etmektedir. Kişisel kusur durumunda, dava idareye değil, doğrudan kamu görevlisinin kendisine karşı adli yargıda açılabilir. Bu ayrım, davanın muhatabını ve yargı yolunu belirlemesi açısından kritik öneme sahiptir.