Bir olayda hem haksız tahrik hem de meşru müdafaada sınırın aşılması (TCK m. 27) koşulları bir arada bulunabilir mi? Bu iki kurumun etkileşimini ve ceza sorumluluğuna etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53427

Evet, bulunabilir. Bu iki kurum birbiriyle yakından ilişkilidir. Meşru müdafaada sınırın, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan dolayı (TCK m. 27/2) değil de, kasten veya taksirle aşılması durumunda, failin ceza sorumluluğu devam eder. Ancak, meşru müdafaayı başlatan haksız saldırının kendisi, aynı zamanda TCK m. 29 anlamında bir 'haksız fiil'dir. Dolayısıyla, savunmada sınırı kasten aşan fail, meşru müdafaadan yararlanamasa da, kendisini bu savunmayı yapmaya iten ilk haksız saldırı nedeniyle haksız tahrik indiriminden yararlanabilir. Örneğin, kendisine yumrukla saldıran (haksız saldırı) kişiye karşı savunmada sınırı kasten aşarak onu bıçaklayan fail, meşru müdafaa hükümlerinden yararlanamaz. Ancak, ilk yumruklu saldırı, failin eylemini hiddet altında işlediğini gösteriyorsa, kasten yaralama suçundan verilecek cezada TCK m. 29 uyarınca haksız tahrik indirimi yapılması gerekir. Bu, sınırın aşılmasının cezasız kalmamasını, ancak tahrikin de göz ardı edilmemesini sağlayan bir denge mekanizmasıdır.