Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda (TCK m. 23) aranan 'taksirle hareket etme' şartı ile 'olası kast' (TCK m. 21/2) arasındaki sınır nasıl çizilir? Failin, ağır neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen harekete devam etmesi, her zaman olası kast anlamına mı gelir?
Hayır, her zaman olası kast anlamına gelmez. Bu iki kavram arasındaki sınır, failin öngördüğü neticeyi 'kabullenip kabullenmediği' noktasında çizilir. Her ikisinde de fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörür. Ancak; 1) Bilinçli Taksirde (TCK m. 22/3): Fail, neticeyi öngörmesine rağmen, kendi becerisine, şansına veya başka bir faktöre güvenerek neticenin 'gerçekleşmeyeceğine' inanır ve neticenin gerçekleşmesini istemez. 'Olursa olsun' demez. 2) Olası Kastta (TCK m. 21/2): Fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmekle kalmaz, bu neticenin gerçekleşmesini de 'göze alır', 'kabullenir' ve 'olursa olsun' diyerek hareketine devam eder. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçun (TCK m. 23) oluşumu için en azından bilinçli taksirin varlığı yeterlidir. Eğer failin, ağır netice bakımından olası kastla hareket ettiği tespit edilirse, artık TCK m. 23 uygulanmaz; fail, olası kastla işlediği ağır suçtan (örneğin olası kastla öldürme) doğrudan sorumlu tutulur.