Anayasa Mahkemesi'nin 2015/85 sayılı kararı, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında TCK m. 53/1-b'de yer alan 'seçme ve seçilme ehliyetinden' yoksun bırakılma yasağının uygulanmamasını öngören TCK m. 53/4'ü, seçme ve seçilme hakları açısından farklı değerlendirmiştir. Bu farklılığın anayasal temelini açıklayınız.
AYM, TCK m. 53/4'ü iki hak açısından ayrı ayrı incelemiştir: 1) Seçme Hakkı Yönünden: Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişilerin seçme hakkından yoksun bırakılmamasını Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Çünkü Anayasa m. 67, seçme hakkına ilişkin kısıtlamayı 'ceza infaz kurumunda bulunma' haline özgülemiştir. Cezası ertelenen kişi cezaevinde bulunmadığından, bu kişinin seçme hakkını kullanmasında bir sakınca görmemiş ve düzenlemeyi kanun koyucunun takdir yetkisi içinde kabul etmiştir. 2) Seçilme Ehliyeti Yönünden: Aynı düzenlemeyi seçilme ehliyeti açısından Anayasa'nın 76. maddesine aykırı bularak iptal etmiştir. Gerekçesi, Anayasa m. 76'nın, milletvekili seçilmeye engel halleri (örneğin, 1 yıldan fazla hapis cezası veya yüz kızartıcı suçtan mahkumiyet) cezanın ertelenip ertelenmediğine bakmaksızın mutlak olarak düzenlemesidir. TCK m. 53/4, Anayasa'nın bu emredici ve mutlak düzenlemesini kanunla değiştirme, yani Anayasal bir yasağı kanunla ortadan kaldırma niteliği taşıdığı için Anayasa'ya aykırı bulunmuştur. Temel fark, seçme hakkındaki sınırlamanın Anayasa'da daha dar, seçilme hakkındaki sınırlamanın ise daha geniş ve mutlak olarak düzenlenmiş olmasıdır.