Bir sanığın, müştekinin göğsüne attığı yumruk sonucu, önceden kalp rahatsızlığı bulunan müştekinin kalp krizi geçirmesi ve yaşamının tehlikeye girmesi durumunda, sanığın cezai sorumluluğu TCK m. 87/1-d (neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama) kapsamında mı, yoksa TCK m. 89 (taksirle yaralama) kapsamında mı değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53360

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2016/16244 sayılı kararı bu tür durumlar için yol göstericidir. Karara göre, sanığın müştekinin önceden var olan kalp rahatsızlığını bilip bilmediği araştırılmalıdır. Eğer sanık bu durumu bilmiyorsa, basit bir yumruk atma eyleminin kalp krizi gibi ağır bir netice doğuracağını öngörmesi beklenmeyebilir. Bu durumda, ağır netice bakımından 'olası kast' ile hareket ettiğinden söz edilemez. Ancak, müştekinin yaşı da gözetildiğinde böyle bir sonucun ortaya çıkabileceği objektif olarak öngörülebilir ise, sanığın en azından 'basit taksirle' hareket ettiği kabul edilir ve TCK m. 89 (taksirle yaralama) hükümleri uygulanır. Eğer sanığın, mağdurun kalp rahatsızlığını bildiği ispatlanırsa, bu durumda neticeyi öngördüğü ancak istemediği kabul edilerek 'bilinçli taksirle yaralama' (TCK m. 89 yollamasıyla TCK m. 22/3) suçundan sorumlu tutulması gerekir. TCK m. 87'nin uygulanması için ise, ağır neticenin, işlenen temel suçun tipik ve beklenen bir sonucu olması gerekir ki, basit bir yumruğun kalp kriziyle sonuçlanması bu kapsamda değerlendirilmemektedir.