Sanığın, cep telefonunda çocuklara ait müstehcen görüntüleri bulundurduğu tespit edilmiştir. Ancak görüntülerin sanık tarafından üretilmediği veya çoğaltılıp başkalarına sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu durum, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/2720 K. sayılı kararına göre TCK m. 226/3'teki suçu oluşturur mu?
Hayır, oluşturmaz. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/2720 K. sayılı kararında, sanığın cep telefonunda bulunan çocuklara ilişkin müstehcen fotoğrafların 'üretimi ya da çoğaltılıp başkalarının kullanımına sunulmadığı' ve 'cep telefonuyla yapılan kendisine ait özel fotoğraflamanın depolama olarak nitelenmeyeceği' belirtilerek TCK m. 226/3'teki suçun unsurlarının oluşmadığına karar verilmiştir. Bu kararda, suçun seçimlik hareketleri olan 'üretme, ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma' fiillerinden birinin gerçekleşmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kişisel kullanım amacıyla ve başkalarıyla paylaşılmaksızın cep telefonunda görüntü bulunması, tek başına 'depolama' veya 'bulundurma' suçunun manevi unsurunu (kastı) oluşturmak için yeterli görülmemiştir. Bu yorum, 'depolama' fiilinin belirli bir süreklilik ve yeniden kullanma amacı taşıması gerektiği düşüncesine dayanır.