HMK m. 285 gerekçesinde, bilirkişilik görevinin 'aslilik' ve 'süreklilik' niteliklerini taşıdığı ve bu nedenle bir 'kamu görevi' olduğu savunulmaktadır. Bir bilirkişinin her davada farklı bir kişi olması, bu 'süreklilik' niteliğiyle nasıl bağdaştırılmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53293

HMK m. 285 gerekçesi, bu çelişkiyi, sürekliliğin görevi ifa eden kişinin şahsına değil, görevin kendisine bağlı bir nitelik olduğunu belirterek aşmaktadır. Gerekçeye göre: 1) Anayasa'nın 128. maddesindeki 'süreklilik' kavramı, görevi yapanın kişiliğinden bağımsız, görevin kendi yapısına ilişkindir. 2) Bilirkişilik kurumu, adli sistem içinde daimi ve kesintisiz bir ihtiyaçtır. Adli makamların her an bir bilirkişiye başvurma potansiyeli vardır. Bu potansiyel, görevin sürekli olduğunu gösterir. 3) Her somut olayda bilirkişinin değişmesi, o olayın gerektirdiği özel uzmanlık ihtiyacından kaynaklanır ve görevin genel, potansiyel sürekliliğini ortadan kaldırmaz. 4) Her bir bilirkişilik görevi, kendi içinde başından sonuna kadar kesintisiz bir süreçtir. Bu argümanlarla, bireysel bilirkişilerin geçici olarak görev yapmasına rağmen, 'bilirkişilik görevi'nin bir bütün olarak sürekli bir kamu hizmeti olduğu sonucuna varılmaktadır.