Aldatma (zina) fiili, haksız tahrik açısından sadece aldatılan eşe mi yönelik bir haksız fiildir, yoksa onun yakın akrabaları (örneğin kayınpeder, kayınbirader) açısından da haksız tahrik oluşturur mu? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/64 sayılı kararının bu konudaki gerekçesi nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/64 sayılı kararına göre, aldatma fiili kural olarak sadece 'aldatılan eş' açısından haksız tahrik oluşturur. Diğer yakın akrabalar (kayınpeder, kayınbirader vb.) için haksız tahrik nedeni sayılmaz. Kararın gerekçesi şudur: Medeni Kanun'dan kaynaklanan 'sadakat yükümlülüğü' sadece eşler arasında var olan kişisel bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün ihlali, doğrudan diğer eşin hakkına yönelik bir haksızlıktır. Diğer akrabaların bu eylemden dolayı ahlaki veya geleneksel olarak üzüntü duyması, eylemi onlar açısından hukuki anlamda 'haksız bir fiil' haline getirmez. Yargıtay, aksinin kabulünün, 'namus' adına işlenen suçlarda haksız tahrikin kapsamını öngörülemeyecek ölçüde genişleteceği ve kimlerin tahrik indiriminden yararlanacağının belirsizleşeceği endişesini taşımaktadır. Bu nedenle, haksız tahrikin uygulanabilmesi için haksız fiilin doğrudan sanığa veya onunla eşdeğer görülebilecek bir hukuki konumda olan kişiye yönelmesi gerektiğini kabul etmektedir.