Arabuluculuk sürecinde, idareyi temsil eden komisyon üyelerinin (6325 S.K. m. 15/9) ve bilirkişilerin (HMK m. 285) görevleri sırasındaki eylemlerinden doğan tazminat sorumluluğu rejimleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları açıklayınız.
Her iki sorumluluk rejimi de Anayasa'nın 40. ve 129. maddelerindeki 'idari güvence' ilkesine dayanır ve kamu görevi ifa eden kişileri doğrudan dava tehdidinden korumayı amaçlar. Benzerlikler: 1) Her iki durumda da zarar gören kişi, davayı doğrudan görevi ifa eden kişiye (komisyon üyesi veya bilirkişi) değil, Devlete (ilgili idare veya Adalet Bakanlığı) karşı açar. 2) Her iki durumda da Devletin, ödediği tazminatı kusurlu olan ilgili görevliye rücu etme hakkı saklıdır. Farklılıklar: 1) Sorumluluk Sebebi: Bilirkişinin sorumluluğu HMK m. 285'te açıkça 'kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlenmiş gerçeğe aykırı raporun hükme esas alınması' ile sınırlandırılmıştır. Arabuluculuk komisyonu üyelerinin sorumluluğu ise daha genel bir ifadeyle 'yaptıkları işler ve aldıkları kararlar' olarak belirtilmiş, bir kusur derecesi (ağır/hafif ihmal) şartı getirilmemiştir. Ancak rücu için 'görevini kötüye kullanma' şartı aranmıştır. 2) Yargı Yolu: Bilirkişi sorumluluğunda dava adli yargıda (tazminat davası), arabuluculuk komisyonu sorumluluğunda ise kural olarak idari yargıda (tam yargı davası) açılır.