Maktulün, sanığın eşine yönelik cinsel içerikli sözler söylemesi ve fiziksel tacizde bulunması üzerine, sanığın maktulü kasten öldürmesi olayında, haksız tahrik indirimi uygulanırken mahkeme indirim oranını neye göre belirlemelidir? 'Hakkaniyet' ve 'orantılılık' ilkeleri bu belirlemede nasıl rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53242

Mahkeme, haksız tahrik indirim oranını TCK m. 29'da belirtilen sınırlar (ağırlaştırılmış müebbet için 18-24 yıl, müebbet için 12-18 yıl) arasında belirlerken, tahrik edici eylemin ağırlığı ile sanığın tepkisi arasındaki 'orantılılık' ilkesini (TCK m. 3) dikkate almak zorundadır. Somut olayda, maktulün eylemi sadece basit bir hakaretten ibaret olmayıp, sanığın eşinin cinsel dokunulmazlığına yönelik ciddi bir saldırı niteliğindedir. Bu durum, failde son derece şiddetli bir elem ve hiddet yaratabilecek, nitelikli bir haksız fiildir. Bu nedenle, mahkemenin indirimi asgari hadden (örn. müebbet cezada 18 yıla yakın) değil, tahrikin ağırlığıyla orantılı olarak azami sınıra daha yakın (örn. 12 yıla yakın) bir seviyede belirlemesi hakkaniyete uygun olacaktır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2011/5904 sayılı kararında da, maktulden kaynaklanan haksız hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak makul bir ceza tayini gerektiği, en üst sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.