Yargı çevresi dışındaki bir cezaevinde tutuklu bulunan ve alt sınırı beş yılı aşan bir suçtan yargılanan sanık, SEGBİS ile duruşmaya katılmayı reddedip mahkemede bizzat hazır bulunmayı talep ederse, mahkemenin bu talebi reddederek yargılamaya devam etmesi savunma hakkını kısıtlar mı? 694 sayılı KHK ile CMK m. 196/4'te yapılan değişikliği ve YCGK'nın 2018/75 sayılı kararını dikkate alarak açıklayınız.
Hüküm tarihinden önce yürürlükte olan CMK m. 196/2, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığın istinabe ile sorgusunu yasaklıyordu ve bu durum SEGBİS uygulamasına da yansıyordu. Ancak 25.08.2017'de yürürlüğe giren 694 sayılı KHK ile CMK m. 196/4'te yapılan değişiklikle, 'hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda', suçun ceza sınırına bakılmaksızın sanığın SEGBİS ile sorgusunun yapılmasına veya duruşmalara katılmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/75 sayılı kararında, usul hükümlerinin 'derhal uygulanması' ilkesi gereği, bu yeni düzenleme nedeniyle artık bu tür bir durumda sanığın SEGBİS ile dinlenmesinin tek başına bir bozma nedeni oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, mahkeme, nakil zorlukları, güvenlik gibi nedenleri 'zorunlu hal' olarak değerlendirerek sanığın talebini reddedip SEGBİS ile katılımına karar verebilir ve bu durum, yeni yasal düzenleme çerçevesinde savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmez.