TCK m. 22 uyarınca 'basit taksir' ile 'bilinçli taksir' arasındaki temel fark nedir? Bu ayrım, taksirle yaralama suçunun takibi (şikayet) açısından nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53200

TCK m. 22'ye göre, 'basit taksir' ile 'bilinçli taksir' arasındaki temel fark, failin neticeyi öngörüp öngörmemesidir. Basit taksirde fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle, öngörülebilir bir neticeyi 'öngöremez'. Bilinçli taksirde ise fail, neticenin gerçekleşebileceğini 'öngörür' ancak şansına, becerisine veya başka etkenlere güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır ve istemez. Taksirle yaralama suçunun takibi açısından bu ayrım önemlidir. TCK m. 89/5'e göre, taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak, suçun 'bilinçli taksirle' işlenmesi halinde bir istisna getirilmiştir. Eğer fiil, TCK m. 89/1'deki basit yaralama kapsamında kalıyorsa, bilinçli taksirle işlense bile şikâyete tabidir. Fakat fiil, TCK m. 89/2 ve 89/3'teki nitelikli halleri (örn. kemik kırığı, duyu kaybı) oluşturuyorsa ve bilinçli taksirle işlenmişse, artık şikâyete tabi değildir ve savcılık tarafından re'sen soruşturulur.