Cinsel istismar suçunda (TCK m. 103), mağdurun ruh sağlığının bozulması neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir hal olarak düzenlenmiştir (TCK m. 103/6). Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/3187 sayılı kararında, bu ağırlaşmış neticeden failin sorumlu tutulabilmesi için hangi ek değerlendirmenin yapılması gerektiği vurgulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53194

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/3187 sayılı kararında, failin meydana gelen ağır neticeden (mağdurun ruh sağlığının bozulması) sorumlu tutulabilmesi için, TCK m. 23 uyarınca bu netice açısından en azından taksirle hareket edip etmediğinin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, 5237 sayılı TCK'nın objektif sorumluluğu kaldırdığı, bu nedenle failin kastetmediği bu ağır neticeyi 'öngörebilir' durumda olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda mahkeme, sanığın sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri ve olayın zora dayalı olmayan gerçekleşme biçimi gibi faktörleri dikkate alarak, ruh sağlığının bozulması şeklindeki ağır neticenin sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle, TCK m. 103/6'nın uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur. Bu, ağır neticenin faile objektif olarak yüklenebilirliğinin denetlenmesi gerektiğini gösterir.