CMK m. 196/5, 'hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle' yargı çevresi dışındaki bir hastane veya tutukevine nakledilen sanığın, sorgusu yapılmışsa bazı oturumlara getirilmemesine karar verilebileceğini düzenlemektedir. 'Zorunlu diğer nedenler' ibaresinin kapsamına nelerin girebileceğini ve bu takdir yetkisinin sınırlarını tartışınız.
'Zorunlu diğer nedenler' ibaresi, kanun koyucunun önceden öngörülemeyen durumlar için hakime takdir yetkisi tanıdığı genel bir ifadedir. Bu kapsam, somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Yargıtay kararlarında bu nedenler arasında, sanığın naklinin ciddi güvenlik riski oluşturması, çok sayıda sanığın bulunduğu davalarda nakil işlemlerinin yargılamayı aşırı derecede yavaşlatması, doğal afetler veya salgın hastalıklar gibi olağanüstü durumlar sayılabilmektedir. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir. Mahkeme, bu 'zorunlu nedeni' kararında somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklamak zorundadır. Sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının temel bir hak olduğu unutulmamalıdır. Sadece idari kolaylık veya masraftan kaçınma gibi nedenler, 'zorunlu neden' olarak kabul edilemez. Karar verilirken, sanığın yokluğunun savunma hakkını esaslı şekilde zedeleyip zedelemeyeceği (örneğin, önemli bir tanığın dinleneceği celse) de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Bu yetki, adil yargılanma hakkı ile usul ekonomisi arasında bir denge kurularak kullanılmalıdır.