HMK m. 94/2 uyarınca hakimin kesin olduğuna karar verdiği bir süreye uyulmamasının sonuçlarını, geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşüncesi ve davanın reddi için bir araç sayılmama ilkesi bağlamında kritik ediniz. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7140)
Kesin süreye uyulmaması, o işlemin yapılma hakkını ortadan kaldırır ve bu da bazen davanın kaybedilmesine yol açar. Bu kurumun amacı, 'geciken adaletin adaletsizlik olduğu' düşüncesinden hareketle, davaların gereksiz yere uzamasını engellemek ve usul ekonomisini sağlamaktır. Ancak Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/505 (E. 2015/7140) sayılı kararında vurgulandığı gibi, kesin süre kuralı 'kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.' Bu ilke, usul kurallarının katı bir şekilcilikle uygulanarak maddi gerçeğe ulaşılmasını ve hak arama özgürlüğünü engellememesi gerektiğini ifade eder. Eleştirel olarak, kesin süre kurumu, adaletin süratle tecellisi ile hak kaybının önlenmesi arasında hassas bir denge kurmalıdır. Hâkimin, yeterli, makul ve anlaşılır bir süre vermesi, sonuçlarını açıkça ihtar etmesi ve tarafın küçük bir gecikmesi halinde hemen en ağır müeyyideyi uygulamak yerine, olayın özelliklerine göre esneklik gösterebilmesi, bu dengenin sağlanması için kritik öneme sahiptir. Kesin süre, adalete hizmet eden bir araç olmalı, adaletin önüne geçen bir engele dönüşmemelidir.