Bir kadın, yıllardır kendisine sistematik olarak fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan eşini, bir kavga sırasında değil, uyurken öldürmüştür. Sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması mümkün müdür? Haksız fiil ile tepki arasında zaman geçmesinin haksız tahrike etkisini, 'hiddet veya şiddetli elem' unsuru açısından tartışınız.
Bu durum, haksız tahrikin en tartışmalı alanlarından biridir. Kural olarak, haksız tahrikin uygulanabilmesi için suçun, haksız fiilin yarattığı hiddetin 'sıcağı sıcağına' işlenmesi gerekir. Ancak TCK m. 29, hiddetin yanı sıra 'şiddetli elem' unsuruna da yer vermiştir. Şiddetli elem, anlık bir öfke patlamasından çok, uzun süren, birikmiş ve failin ruhsal dengesini bozan derin bir üzüntü ve çaresizlik halini ifade eder. Sorudaki olayda, yıllarca süren sistematik şiddet, failde anlık bir hiddetten ziyade, birikmiş bir 'şiddetli elem' yaratmış olabilir. Failin eylemi, son bir haksız fiile anlık bir tepki olmasa da, bu birikmiş elemin bir sonucu olarak ortaya çıkmış olabilir. Yargıtay, bu tür durumlarda haksız fiilin sürekli ve sistematik olması halinde, aradan zaman geçse bile 'şiddetli elem'in devam ettiğini kabul ederek haksız tahrik indirimi uygulayabilmektedir. Ancak, eylemin uyku sırasında işlenmesi, tasarlamanın varlığına işaret edebileceği için, haksız tahrik ile tasarlamanın bir arada bulunup bulunamayacağı da ayrıca tartışılmalıdır. Genel eğilim, tasarlamanın varlığı halinde haksız tahrikin uygulanamayacağı yönündedir.