Taksirle yaralama suçunda, mağdurun 'yaşamını tehlikeye sokan bir durumun' (TCK m. 89/2-e) ortaya çıkması ne anlama gelir? Bu durumun tespiti nasıl yapılır ve basit taksir ile bilinçli taksir ayrımı bu nitelikli halin takibi açısından önemli midir?
'Yaşamını tehlikeye sokan bir durum', yaralanma nedeniyle mağdurun hayati fonksiyonlarının ciddi bir risk altına girmesi, ölüm tehlikesi geçirmesi anlamına gelir. Bu, somut bir ölüm tehlikesidir; soyut bir tehlike yeterli değildir. Örneğin, ciddi bir iç kanama, kafa travmasına bağlı beyin kanaması, kalbe veya akciğere yakın delici-kesici alet yaralanmaları bu kapsamdadır. Bu durumun tespiti, mutlaka uzman hekim veya Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak bir raporla yapılır. Bu nitelikli halin takibi açısından basit taksir-bilinçli taksir ayrımı çok önemlidir. TCK m. 89/5'e göre, eğer bu nitelikli hal 'basit taksirle' işlenmişse, suçun takibi şikayete bağlıdır. Mağdur şikayetçi olmazsa veya şikayetinden vazgeçerse kamu davası düşer. Ancak, eğer bu nitelikli hal 'bilinçli taksirle' işlenmişse, suç şikayete tabi olmaktan çıkar ve savcılık tarafından re'sen soruşturulur ve kovuşturulur.