TCK m. 226/4'te sayılan 'şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara' ilişkin müstehcen ürünleri sadece 'bulundurmak' dahi suç olarak tanımlanmıştır. Bu düzenlemenin, özel hayata saygı hakkı (Anayasa m. 20) ile ceza hukukunun 'ultima ratio' (son çare) ilkesi açısından bir değerlendirmesini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53158

Bu düzenleme, ceza hukukunun sınırları ve temel haklarla olan ilişkisi açısından tartışmalıdır. Bir yandan, bu tür içeriklerin üretimini ve yayılmasını engellemek, toplumun genel ahlakını ve özellikle bu tür eylemlere karşı kamuoyunda oluşabilecek normalleşmeyi önlemek gibi meşru bir kamu yararı amacı güttüğü söylenebilir. Bu içeriklerin son derece rahatsız edici ve sapkın doğası, kanun koyucuyu en geniş önlemi almaya itmiş olabilir. Diğer yandan, bir kişinin bu tür içerikleri başkalarıyla paylaşmadan, yaymadan, sadece kişisel bilgisayarında 'bulundurması' eyleminin cezalandırılması, Anayasa m. 20 ile güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına ve düşünce özgürlüğüne ağır bir müdahale olarak görülebilir. Ceza hukukunun 'ultima ratio' (son çare) ilkesi gereği, bir davranışın ancak başka bir hukuki araçla engellenemediği durumlarda suç olarak tanımlanması gerekir. Sadece bulundurma eyleminin, başkasına bir zarar vermediği sürece, ceza hukuku yaptırımına konu edilmesi, bu ilkenin ve ölçülülük ilkesinin sınırlarını zorlayan bir düzenleme olarak eleştirilebilir.