Bir inşaat şirketinin yetkilisi, katılanlardan daire satışı vaadiyle para toplamış, ancak inşaata hiç başlamamış ve sonrasında iflas ettiğini beyan etmiştir. Şirket yetkilisinin, başlangıçta bazı küçük ödemeler yaptığı ancak daha sonra ödemeleri tamamen kestiği anlaşılmıştır. Bu durumun dolandırıcılık kastı açısından değerlendirmesi nasıl yapılmalıdır? (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2020/5475 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53154

Bu durumun değerlendirilmesinde kritik olan, sanığın 'başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastı' ile hareket edip etmediğinin ispatıdır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2020/5475 sayılı kararında benzer bir olayda, sanıkların başlangıçta ödeme yapmaları, sonradan maddi sıkıntı yaşadıklarını beyan etmeleri gibi durumlar, baştan itibaren dolandırıcılık kastının tespitini zorlaştıran unsurlar olarak görülmüştür. Olayda, sanığın başlangıçta yaptığı küçük ödemeler, iş yapma niyetinde olduğu ancak sonradan işlerin kötüleştiği yönünde bir savunmaya dayanak oluşturabilir ve durumu hukuki ihtilaf boyutuna çekebilir. Ancak, inşaata hiç başlanmamış olması, toplanan paraların inşaat dışında amaçlarla kullanıldığının tespiti gibi ek deliller, başlangıçtaki kastın hileli olduğuna işaret edebilir. Tek başına sonradan iflas beyanı, kastı ortadan kaldırmaz. Mahkemenin, sanığın tüm ticari faaliyetlerini, para akışını ve davranışlarını bir bütün olarak inceleyerek baştan itibaren bir aldatma planı olup olmadığını somut delillerle ortaya koyması gerekir.