Bir trafik kazasında, sanığın alkollü olması bilinçli taksirin, sollama yasağını ihlal etmesi ise basit taksirin varlığına işaret ediyorsa, mahkeme sanığın kusur durumunu nasıl belirlemelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53152

Bu durumda mahkeme, olayın bütününü değerlendirerek sanığın kusurunun nihai niteliğini belirlemelidir. Bilinçli taksir, basit taksire göre daha ağır bir kusurluluk şeklidir. Eğer sanık, sollama yasağı olan bir yolda, üstelik alkollü bir şekilde (neticeyi öngörerek) sollama yapmışsa, bu davranışlar bir bütün olarak bilinçli taksirin varlığını gösterir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/10441 sayılı kararında, sollama yasağı olan yerde araç sollamaya çalışmanın tek başına bilinçli taksirin unsurlarını oluşturduğu kabul edilmiştir. Alkollü olmak da bu durumu pekiştiren bir unsurdur. Dolayısıyla, sanığın hem kural ihlali yapması hem de alkol nedeniyle muhakeme yeteneğinin zayıflamış olması, neticeyi öngördüğü ancak istemediği (şansına güvendiği) sonucunu doğurur ve eylemin bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek cezasında TCK m. 22/3 uyarınca artırım yapılması gerekir.