Bir sanık, duruşmaya gelmiş ancak ara verildikten sonraki oturuma gelmemiştir. Mahkeme, sanığın sorgusunu daha önceki bir celsede yapmıştır. Bu durumda mahkemenin, sanığın müdafisi olmasa dahi davayı yokluğunda bitirmesi mümkün müdür? CMK m. 194 gerekçesi bu konuda nasıl bir güvence getirmiştir?
CMK m. 194/2, sanığın savuşması veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmemesi halinde, önceden sorguya çekilmişse ve mahkemece hazır bulunmasına gerek görülmezse davanın yokluğunda bitirilebileceğini düzenler. Ancak, CMK m. 194'ün gerekçesi, bu durumda sanık için ek bir güvence öngörmüştür. Gerekçeye göre, mahkeme savuşan sanık hakkındaki davayı yokluğunda bitirmek istiyorsa, sanığın bir avukatı yoksa ona zorunlu olarak bir avukat atamalıdır. Bu düzenleme, her ne kadar kanun metnine doğrudan yansımamış olsa da, adil yargılanma ve savunma hakkının ruhuna uygun bir yorum olarak kabul edilmektedir. Gerekçedeki bu yaklaşım, sanığın fiziksel olarak duruşmada bulunmadığı anlarda dahi savunmasının bir vekil aracılığıyla yapılmasını temin ederek, yoklukta yargılamanın doğurabileceği hak kayıplarını en aza indirmeyi amaçlamaktadır.