Alkollü araç kullanarak trafik kazasına neden olan bir sürücünün eylemi, her zaman 'bilinçli taksirle yaralama' suçunu mu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #53094

Alkollü araç kullanarak kazaya neden olmak, eylemin otomatik olarak 'bilinçli taksirle' işlendiği anlamına gelmez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn. Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar: 2013/1727), alkolün sırf kullanılmış olması bilinçli taksirin kabulü için yeterli değildir. Bilinçli taksirin varlığı için failin neticeyi öngörmüş olması gerekir. Yargıtay, özellikle düşük promilli alkol durumlarında, olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğini, sanığın sürüş davranışlarında (aşırı hız, zig-zag çizme vb.) neticeyi öngördüğünü gösteren başkaca emareler olup olmadığını araştırmaktadır. Eğer sanığın sürüşünde alkolün bariz bir etkisi tespit edilememişse ve kaza başka faktörlerin de birleşimiyle meydana gelmişse, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı kabul edilebilmektedir. Ancak, yüksek promil alkol, genellikle bilinçli taksirin varlığına karine olarak kabul edilmektedir.