Sanığın, kendisini 'iş adamı, müteahhit' olarak tanıtıp, yapımını üstlendiğini söylediği inşaatları göstererek mağdurun güvenini kazanması ve karşılığında daire verme vaadiyle evlerini alıp vaadini yerine getirmemesi, Yargıtay tarafından nasıl bir inceleme sürecine tabi tutulmuştur?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2011/3570 K. sayılı kararında, bu durumun doğrudan dolandırıcılık olarak kabul edilmesi için eksik soruşturma yapıldığına işaret edilmiştir. Yargıtay, sanığın gerçekten bir inşaat şirketinin ortağı olup olmadığının, gösterdiği inşaatların gerçekten o şirket tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Eğer bu iddialar doğruysa, olay ticari bir anlaşmazlık, yani 'hukuki ihtilaf' olabilir. Bu araştırma yapılmadan, hileli davranışların neler olduğu ve mağdurun nasıl hataya düşürüldüğü tartışılmadan mahkumiyet kararı verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Bu, Yargıtay'ın hukuki ihtilaf ile dolandırıcılık ayrımında titiz bir maddi gerçek araştırması aradığını gösterir.