Dolandırıcılık suçunda, failin mağdurun 'hulüs ve saffetinden bilistifade' (iyi niyet ve saflığından yararlanarak) hareket etmesi, 5237 sayılı TCK açısından bir unsur mudur?
Hayır, bu ifade 765 sayılı mülga TCK'da yer alan bir unsurdu. 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde böyle bir ifadeye yer verilmemiştir. Yeni kanun, hilenin 'kandırabilecek nitelikte' olmasını ve mağdurun bu hileyle 'aldatılmasını' yeterli görmektedir. Mağdurun özel bir saflık veya iyi niyet içinde olması, suçun oluşumu için zorunlu bir şart değildir.