AİHM'in Yalçınkaya kararında Türkiye'ye manevi tazminat yerine 15.000 Avro 'masraf ve gider' ödenmesine karar vermesinin ve manevi tazminat talebini reddetmesinin ardındaki hukuki gerekçe nedir?
AİHM, Yalçınkaya kararında manevi tazminat talebini reddederken (§ 424-425), AİHS m.6 ve m.7'nin ihlal edildiği durumlarda en uygun telafi biçiminin 'yargılamanın yeniden başlatılması' olduğunu vurgulamıştır. Mahkemeye göre, başvuranın, CMK m.311/1(f) uyarınca AİHM kararının ardından iç hukukta yargılamanın yenilenmesini talep etme imkanı bulunmaktadır. Adil bir şekilde yeniden yapılacak bir yargılama, tespit edilen ihlallerin sonuçlarını ortadan kaldırmak için en uygun yoldur. Bu nedenle Mahkeme, 'ihlal tespitinin' kendisinin ve yeniden yargılama imkanının, başvuranın uğradığı manevi zarar için tek başına 'yeterli ve adil bir tazmin' oluşturduğuna karar vermiştir. Yani, ihlalin kendisinin tespiti ve bu ihlali giderme imkanının (yeniden yargılama) tanınması, manevi zararı karşılamaktadır. Bununla birlikte Mahkeme, başvuranın AİHM önündeki yargılama sürecinde yaptığı avukatlık ücreti, posta masrafı gibi belgelendirilmiş 'masraf ve harcamalar' için 15.000 Avro ödenmesine hükmetmiştir (§ 432). Bu, manevi zararın karşılığı değil, yargılama giderlerinin karşılığıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)