Makalede 'olası kast' ile 'bilinçli taksir' ayrımında kullanılabilecek ölçütlerden biri olarak 'failin asıl amacının tespiti' nasıl bir rol oynamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52513

Makalede, bu ayrımın yapılmasında failin asıl amacının tespitinin önemli bir başlangıç noktası olduğu belirtilmektedir. Birinci dereceden doğrudan kast dışındaki durumlarda, fail genellikle arzuladığı birincil bir amaç için hareket ederken, bu fiiliyle arzu etmediği ikincil bir neticeye (yan netice) sebep olur. Failin asıl amacının tespiti, bu yan neticeden doğan sorumluluğun niteliğini (olası kast mı, bilinçli taksir mi) belirlemede bir hareket noktası sağlar. Örneğin, bir yerden kaçmak için son sürat araba kullanan failin 'asıl amacı' yakalanmamaktır. Bu sırada bir yayaya çarparak ölümüne neden olması bir 'yan netice'dir. Bu durumda, failin asıl amacı öldürmek olmadığı için doğrudan kasttan bahsedilemez. Sorumluluk, bu yan neticeyi (ölümü) öngörüp 'olursa olsun' diyerek kabullenip kabullenmediği (olası kast) veya 'bana bir şey olmaz, çarpmam' diyerek kendine veya şansına güvenip güvenmediği (bilinçli taksir) üzerinden tartışılır. Ancak makale, failin asıl amacı doğrultusunda hareket ederken meydana gelen yan neticenin daha ağır olması durumunda, failin bu neticeyi peşinen göze aldığını ve olası kastla hareket ettiğini varsaymanın doğru olmayacağını, her somut olayın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiğini de vurgulamaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/iki-ornek-olay-dogrultusunda-olasi-kast-bilincli-taksir-degerlendirilmesi)