HTS kayıtlarının 'yan veya tamamlayıcı delil' niteliği, makaledeki sonuç değerlendirmesinde nasıl eleştirilmektedir? Hangi durumda HTS kayıtlarına bu niteliği vermenin dahi doğru olmayacağı belirtilmiştir?
Makalenin sonuç değerlendirmesinde, HTS kayıtlarının (iletişim tespiti) önemli bir yan veya tamamlayıcı delil olduğu genel olarak kabul edilmekle birlikte, bu niteliğin de sorgulanması gerektiği belirtilmiştir. HTS kayıtlarına 'yan veya tamamlayıcı delil' özelliği vermenin dahi doğru olmayacağı durum, sanığın genel olarak kimlerle görüştüğünün tespit edilip, bu görüştüğü kişilerden bazılarının suç işlemiş veya bir suça karışmış olmasına dayanarak, sanığın da iddiaya konu suçu işlediği sonucuna varılmasıdır. Makaleye göre, bir kişinin, haklarında soruşturma yürütülen veya suçlu olduğu bilinen kişilerle telefon görüşmesi yapmış olması, tek başına o kişinin de suça iştirak ettiğini göstermez. Bu tür bir HTS kaydı, sanık aleyhine bir şüphe oluştursa bile, bu şüpheyi destekleyecek başka somut ve maddi deliller olmadan, mahkumiyete götüren bir 'yan delil' olarak dahi kabul edilmemelidir. Aksi takdirde, sadece 'kiminle konuştuğuna' bakılarak insanlar hakkında suç isnadında bulunulması gibi tehlikeli bir sonuca yol açılabilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hts-baz-sinyal-bilgilerinin-ayni-yerde-cekmesinin-delil-niteligi)