Tahliye taahhütnamesinin noter tarafından düzenlenmiş (resmi senet şeklinde) olması ile adi yazılı şekilde düzenlenmesi arasında, kiracının icra takibine itirazı halinde ne gibi pratik ve hukuki farklar ortaya çıkar?
Tahliye taahhütnamesinin noter tarafından düzenlenmesi (İİK m. 275'teki 'noterlikçe resen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş' belge), kiraya verene çok önemli bir ispat kolaylığı ve usuli avantaj sağlar. Temel farklar şunlardır: 1) İmza ve Tarihin İspat Gücü: - Noter Tarafından Düzenlenen Taahhüt: Noterlik Kanunu uyarınca noter belgelerindeki imza ve tarih, sahteliği yine mahkeme kararıyla ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Kiracı, icra takibine itiraz ederken 'imza benim değil' veya 'tarih sonradan yazıldı' diyemez. Dese bile bu itirazı hukuken bir sonuç doğurmaz. - Adi Yazılı Taahhüt: Kiracı, adi yazılı taahhütnamedeki imzayı veya tarihi inkar etme hakkına sahiptir. 2) İtiraz Halinde Başvurulacak Hukuki Yol: - Noter Tarafından Düzenlenen Taahhüt: Kiracı takibe itiraz ettiğinde (ancak imza ve tarihi inkar edemeyeceği için ancak 'kira sözleşmesi yenilendi' gibi iddialarda bulunabilir), kiraya veren, belge resmi senet hükmünde olduğu için doğrudan İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak çok daha hızlı bir şekilde 'itirazın kaldırılmasını' talep edebilir (İİK m.275). - Adi Yazılı Taahhüt: Kiracı imzayı veya tarihi inkar ederse, kiraya veren İcra Hukuk Mahkemesi'ne gidemez. Çünkü bu mahkemenin imza incelemesi yapma yetkisi yoktur. Kiraya verenin, genel yetkili mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nde daha uzun süren ve daha masraflı olan 'itirazın iptali ve tahliye' davası açması gerekir. Kısacası, noter belgesi kiraya vereni ispat yükünden kurtarır ve tahliye sürecini önemli ölçüde hızlandırır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tahliye-taahhutnamesi/)