Prof. Dr. Sami Selçuk'un makalesinde, ceza yasalarının 'herkesin anlayacağı dille, açık ve seçik' olmasını gerektiren 'besbellilik ilkesi'nin tarihsel kökenleri hangi düşünürlere ve dönemlere dayandırılmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52405

Prof. Dr. Selçuk, makalesinde yasaların açık ve anlaşılır olması gerekliliğinin (besbellilik ilkesi) tarihsel kökenlerini oldukça geriye götürmektedir. Bu ilkenin gelişiminde rol oynayan düşünürler ve dönemler şunlardır: 1) Antik Roma: 'Yasalar, herkes tarafından anlaşılabilmelidirler' kuralıyla ilkenin ilk izlerine rastlanır. 2) Antik Yunan Felsefesi: Sokrates ve özellikle Platon'un 'Yasalar' adlı eserinde bu konunun irdelendiği belirtilir. 3) Rönesans ve Ütopya Düşüncesi: Thomas Morus'un (1480-1535) 'Düşülke' (Utopia) adlı eserinde de konunun ele alındığı ifade edilir. 4) Aydınlanma Dönemi: İlkenin modern ceza hukukundaki temelini oluşturan düşünürler bu dönemde ortaya çıkmıştır. Özellikle Descartes'in 'berrak bilgi, arı duru düşünce' felsefesi, Montesquieu'nün yasa yapma tekniği üzerindeki duruşu ve Beccaria'nın ceza yasalarının berrak, arı duru biçimde kaleme alınması gerektiğine dair ısrarlı vurguları, ilkenin temelini oluşturur. Rossi'nin 'yasalar, cebir formülleri gibi matematikçiler için değil, halk için yapılırlar' sözü de bu geleneği özetler niteliktedir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)