Avrupa Adalet Divanı'nın Bidar davasında, TFEU m.18'de düzenlenen 'vatandaşlık temelinde ayrımcılık yasağı' ilkesini nasıl yorumladığını ve bu yorumla ilkenin kapsamını nasıl genişlettiğini açıklayınız.
Bidar v. London Borough of Ealing davası, Avrupa Adalet Divanı'nın (ECJ) TFEU m.18'deki genel ayrımcılık yasağının kapsamını, özellikle sosyal haklar alanında genişlettiği önemli bir karardır. Olayda, Birleşik Krallık'ta okuyan bir Fransız öğrencinin öğrenim masraflarını karşılamak için istediği 'geçim kredisi' (maintenance loan) talebi, sadece Birleşik Krallık vatandaşlarına veya yerleşik olanlara verildiği gerekçesiyle reddedilmişti. ECJ, bu durumu değerlendirirken şu sonuca varmıştır: 1) AB Vatandaşlığının Etkisi: Mahkeme, Maastricht Antlaşması ile getirilen 'AB vatandaşlığı' kavramının, bir üye devlette yasal olarak ikamet eden diğer üye devlet vatandaşlarının, ev sahibi devletin vatandaşlarıyla eşit muamele görme hakkını güçlendirdiğini vurgulamıştır. 2) Antlaşma Kapsamının Genişletilmesi: Daha önceki içtihatlarda öğrenci bursları gibi sosyal yardımların Antlaşma kapsamı dışında olduğu kabul edilirken, ECJ bu davada, bir öğrencinin eğitimine erişimini kolaylaştıran 'geçim yardımı'nın da artık Antlaşma'nın uygulama alanı içine girdiğine karar vermiştir. 3) Ayrımcılık Yasağının Uygulanması: Geçim yardımının Antlaşma kapsamına girmesiyle birlikte, TFEU m.18'deki vatandaşlık temelinde ayrımcılık yasağının bu alanda da uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Böylece, bir üye devlette belirli bir süre yasal olarak ikamet ederek o toplumla entegrasyon sağlayan diğer üye devlet vatandaşı bir öğrenciye, sadece vatandaşlığı nedeniyle geçim yardımı verilmemesi, TFEU m.18'in ihlali olarak kabul edilmiştir. Bu kararla ECJ, ayrımcılık yasağının kapsamını ekonomik faaliyetlerin ötesine taşıyarak sosyal hakları da içerecek şekilde genişletmiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/the-impact-of-the-preliminary-ruling-to-the-sources-of-the-ruropean-internal-market-law)