Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2018/6262 K. sayılı kararındaki karşı oyda, sanık beyanı ve içerikleri tespit olunamayan HTS kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması hangi temel ceza muhakemesi ilkesine aykırılık olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52386

Karşı oyda, sadece bir sanığın diğer sanıklar aleyhine verdiği soyut, çelişkili ve suç atma niteliğindeki beyanları ile bu sanıklar arasında yapıldığı iddia edilen ancak içerikleri bilinmeyen görüşmelere dair HTS kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, ceza muhakemesinin en temel ilkelerinden olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesine aykırılık olarak görülmüştür. Karşı oy, YCGK'nın 2015/60 K. sayılı kararına atıf yaparak, ceza mahkumiyetinin herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiğini; şüpheli veya tam aydınlatılamamış olayların ve iddiaların sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet kurulamayacağını vurgulamıştır. Sanığın soyut iddiası ve tek başına suç kanıtı sayılamayacak HTS kayıtları dışında, mahkumiyet için gereken her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin dosyada bulunmaması, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hts-baz-sinyal-bilgilerinin-ayni-yerde-cekmesinin-delil-niteligi)