İmar Kanunu m.32 uyarınca, ruhsata aykırı bir yapıda aykırılığın 'giderilmesi' için yapı sahibine süre verilmesi zorunlu mudur? 'Kolaylıkla kaldırılabilecek' nitelikteki aykırılıklar ile 'düzeltilmesi mümkün olmayan' aykırılıklar arasında idarenin takdir yetkisi açısından bir fark var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52373

Evet, aykırılığın niteliğine göre bir fark bulunmaktadır. İmar Kanunu m.32, ruhsata bağlanamayacak veya mevcut haliyle imar planına aykırı olan yapıların durumuna göre farklı usuller öngörür. 1) Düzeltilmesi Mümkün Olan Aykırılıklar: Eğer bir yapıdaki aykırılık, yapının taşıyıcı unsurlarına zarar vermeden düzeltilebilecek nitelikteyse (örneğin, izinsiz bir balkonun kapatılması, ruhsata aykırı bir pencerenin düzeltilmesi gibi), idarenin yapı sahibine bu aykırılığı gidermesi için makul bir süre vermesi yasal bir zorunluluktur. Süre verilmeden doğrudan yıkım kararı alınması hukuka aykırıdır. 2) Düzeltilmesi Mümkün Olmayan, Ancak Kolaylıkla Kaldırılabilecek Aykırılıklar: Eğer ruhsatsız kısım, düzeltilemeyecek ancak ana yapıdan kolaylıkla ayrılabilecek nitelikte ise (örneğin, bahçeye yapılan kaçak bir çardak), yapı sahibine bu kısmı kaldırması için yine bir aylık bir süre verilmesi ve ihtar yapılması gerekir. 3) Düzeltilme Olanağı Bulunmayan Aykırılıklar: Eğer yapı ruhsata bağlanamayacak ve aykırılık düzeltilemeyecek nitelikte ise, bu durumda idarenin süre vermeden doğrudan yıkım kararı alma yetkisi vardır. Örneğin, tamamen ruhsatsız olarak fazladan bir kat çıkılması gibi. Bu durumda idarenin süre verme takdiri yoktur, zira aykırılığın giderilmesi fiilen imkansızdır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kacak-yapi-cezasi-ihbar-sikayet/)