AİHM'in Yalçınkaya kararında tespit ettiği ihlallerin 'sistemik' bir sorundan kaynaklandığına işaret etmesi ne anlama gelmektedir ve bu tespitin AİHS m.46 (Mahkeme kararlarının bağlayıcılığı ve icrası) açısından sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52368

AİHM'in, Yalçınkaya kararında ihlallerin 'sistemik' bir sorundan kaynaklandığını belirtmesi (§ 414), sorunun sadece başvuran Yüksel Yalçınkaya'nın davasına özgü münferit bir olaydan değil, Türk yargı sisteminin ByLock deliline genel yaklaşımından kaynaklandığı anlamına gelmektedir. AİHM, benzer nitelikte binlerce (8.000'i aşan) başvurunun önünde beklediğini ve yüz binlerce ByLock kullanıcısı olduğunu göz önüne alarak, bu durumun yapısal bir problem teşkil ettiğini tespit etmiştir. Bu tespitin AİHS m.46 açısından sonuçları şunlardır: 1) Genel Tedbir Alma Yükümlülüğü: Davalı Devlet (Türkiye), sadece bireysel başvuranın durumunu düzeltmekle (örneğin, yeniden yargılama) yetinemez. Aynı zamanda, ihlale yol açan sistemik sorunu çözmek için 'genel tedbirler' almakla yükümlüdür (§ 416). 2) Benzer Davalara Etkisi: Bu genel tedbirler, sadece AİHM önündeki bekleyen davaları değil, aynı zamanda ulusal mahkemeler önünde görülmekte olan tüm benzer ByLock davalarını da kapsamalıdır. Ulusal mahkemeler, AİHM'in bu kararda belirlediği Sözleşme ölçütlerini dikkate almalıdır. 3) Pilot Karar Usulüne Alternatif: AİHM, bu tür durumlarda genellikle 'pilot karar usulü' uygulasa da, bu davada uygulamamış ancak yine de genel tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulamıştır. Amaç, AİHM'in yüzlerce benzer davada aynı ihlali tekrarlamak zorunda kalmasını önlemek ve sorunu kaynağında çözmektir. Bu nedenle, Yalçınkaya kararı, sadece bir bireysel başvuru olmanın ötesinde, Türkiye'deki tüm ByLock yargılamalarının AİHS standartlarına uygun hale getirilmesi için bir yol haritası niteliğindedir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sami-selcuk-aihm-yalcinkaya-karari/)