CMK m.310 uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına bozma yoluna başvurma yetkisinin, Adalet Bakanlığı'nın yetkisinden farkı nedir?
CMK m.310, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına da kanun yararına bozma yoluna başvurma yetkisi tanımaktadır ancak bu yetki, CMK m.309'da düzenlenen Adalet Bakanlığı'nın genel yetkisine göre çok daha sınırlı ve istisnai niteliktedir. Temel farklar şunlardır: 1) Kapsam Farkı: Adalet Bakanlığı, CMK m.309/4'te sayılan tüm hukuka aykırılık halleri için kanun yararına bozma talebinde bulunabilirken; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı sadece m.309/4-d bendinde belirtilen, yani 'hükümlünün cezasının kaldırılmasını veya daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren' hallerde bu yola başvurabilir. Başsavcının yetkisi, sadece hükümlü lehine ve cezanın esasına etkili durumlarda söz konusudur. 2) İkincil Nitelik: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının bu yetkisi ikincil niteliktedir. Adalet Bakanlığı tarafından aynı karar için m.309 uyarınca bir başvuru yapılmışsa, Başsavcı artık m.310'a göre talepte bulunamaz. 3) Başvuru Usulü: Adalet Bakanlığı talebini Başsavcılığa 'bildirir' ve Başsavcılık bunu ilgili daireye iletmekle yükümlüdür. Başsavcı ise m.310 kapsamındaki başvuruyu resen, yani kendiliğinden yapabilir. Özetle, Başsavcıya tanınan yetki, genel ve geniş olan Adalet Bakanlığı yetkisinin bir istisnası olup, sadece hükümlü lehine sonuç doğuracak açık maddi hukuk hatalarının Yargıtay tarafından doğrudan düzeltilmesi amacına hizmet eder. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kanun-yararina-bozma)