İftira suçunun (TCK m.267) oluşabilmesi için, hukuka aykırı fiil isnadının yapıldığı makamın niteliği önem arz eder mi? Ceza Genel Kurulu'nun 2018/207 K. sayılı kararını referans alarak, CMK m.158 ile iftira suçu arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52358

Evet, iftira suçunun oluşabilmesi için hukuka aykırı fiil isnadının yapıldığı makamın niteliği büyük önem arz etmektedir. Ceza Genel Kurulu'nun 2018/207 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, iftira suçunun maddi unsurlarından biri, isnadın 'yetkili makamlara' yapılmasıdır. Bu 'yetkili makamlar' ise CMK m.158'de sayılan makamlardır. Bunlar: Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk makamları (polis, jandarma), valilik, kaymakamlık, mahkeme ve yurtdışında elçilik veya konsolosluklardır. Karara göre, ihbar veya şikayetin bu makamlara doğrudan yapılması gerekir. Bu makamların, isnadı dolaylı olarak öğrenmesi (örneğin, bir kişinin başka birine iftira atması ve o kişinin de durumu savcılığa bildirmesi) durumunda iftira suçu oluşmaz. İncelenen olayda sanık, katılanın hırsızlık yaptığına dair gerçeğe aykırı isnadını, yetkili bir makam olmayan şantiye şefine bildirmiş; şantiye şefinin durumu aktardığı başka bir tanık olayı kolluğa bildirmiştir. CGK, isnadın CMK m.158'de sayılan yetkili bir makama doğrudan yapılmadığı, yetkili makamın olayı dolaylı olarak öğrendiği gerekçesiyle iftira suçunun unsurlarının oluşmadığına karar vermiştir. Bu durum, iftira suçunun kanunilik ilkesi gereği sıkı şartlara bağlandığını göstermektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-158-ihbar-ve-sikayet.html)