Kiralanan taşınmazın 'aile konutu' olması, tahliye taahhütnamesinin geçerliliğini nasıl etkiler? İlgili kanun maddelerini ve Yargıtay içtihatlarını referans göstererek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52344

Kiralanan taşınmazın aile konutu olması, tahliye taahhütnamesinin geçerliliği için ek bir şart getirir. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 194. maddesi, aile konutu üzerindeki hukuki işlemlerde eşlerin serbestisini kısıtlamıştır. Bu maddeye göre, 'Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez...'. Yargıtay, tahliye taahhüdünü, kira sözleşmesini sona erdiren tek taraflı bir irade beyanı ve niteliği itibarıyla bir 'fesih' işlemi olarak kabul etmektedir. Bu nedenle, kira sözleşmesinde taraf olarak görünmese dahi, diğer eşin açık rızası veya onayı alınmadan, sadece kiracı olan eş tarafından imzalanan tahliye taahhütnamesi geçersizdir. Bu taahhüde dayanılarak aile konutunun tahliyesi istenemez. Bu durum, TBK m.349'da yer alan 'Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.' hükmüyle de uyumludur. Dolayısıyla, aile konutu niteliğindeki bir mecur için verilen tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için, her iki eşin de imzası veya birinin imzasına diğerinin yazılı rızasının bulunması zorunludur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tahliye-taahhutnamesi/)