Bir alacak davasının belirsiz alacak davası olarak kabul edilebilmesi için HMK m.107'de aranan şartlar nelerdir? Bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin zorunlu olması, o davanın doğrudan belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52341

HMK m.107'ye göre bir davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için temel şart, davanın açıldığı tarih itibarıyla alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmenin davacıdan beklenememesi veya bunun objektif olarak imkânsız olmasıdır. Madde gerekçesi ve Yargıtay içtihatlarına göre bu şartlar; davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktarı belirleyememesi, miktarın belirlenmesinin karşı tarafın vereceği bilgiye veya tahkikat (bilirkişi, keşif vb.) sonucuna bağlı olması gibi durumlardır. Ancak, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin zorunlu olması, o davanın otomatik olarak belirsiz alacak davası sayılması için tek başına yeterli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/192 E. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, davacı dava açarken elindeki verilerle alacak miktarını (örneğin, sözleşmeye göre yaptığı imalatların bedelini yaklaşık olarak) belirleyebiliyorsa, bu miktarın kesin tespiti bilirkişi incelemesi gerektirse bile dava belirsiz alacak davası olarak kabul edilemez. Önemli olan, davacının dava açtığı anda talebini belirli kılacak asgari imkânlara sahip olup olmadığıdır. Eğer bu imkâna sahipse, dava kısmî dava olarak açılmalıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/belirsiz-alacak-veya-kismi-dava/)