TCK m.184'te düzenlenen 'imar kirliliğine neden olma' suçu ile İmar Kanunu m.42'de düzenlenen 'idari para cezası' arasındaki ilişki nedir? Bir fiil için hem hapis cezası hem de idari para cezası verilebilir mi?
Evet, verilebilir. TCK m.184'teki suç ile İmar Kanunu m.42'deki idari para cezası, aynı hukuka aykırı fiile (ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapma) uygulanan farklı nitelikteki iki ayrı yaptırımdır. Aralarındaki ilişki şöyledir: 1) Yaptırım Türü Farkı: TCK m.184, bir 'suç' düzenlemekte ve karşılığında 'adli' bir yaptırım olan hapis cezası öngörmektedir. İmar Kanunu m.42 ise bir 'idari kabahat' düzenlemekte ve karşılığında 'idari' bir yaptırım olan idari para cezası öngörmektedir. 2) 'Ne Bis In Idem' (Aynı Fiilden Dolayı İki Kez Yargılamama) İlkesinin Uygulanmaması: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir fiilin hem suç hem de kabahat olarak tanımlanması ve her ikisi için ayrı yaptırımlar öngörülmesi, 'ne bis in idem' ilkesine aykırılık teşkil etmez. Çünkü yaptırımların nitelikleri (adli ve idari) ve amaçları farklıdır. Dolayısıyla, kaçak yapı yapan bir kişi hakkında belediye encümeni tarafından İmar Kanunu'na göre idari para cezası verilirken, aynı zamanda Cumhuriyet savcılığı tarafından TCK m.184'e göre kamu davası açılabilir ve kişi mahkumiyet halinde hapis cezası alabilir. Bu iki yaptırım birlikte uygulanabilir. Ancak, İmar Kanunu m.42/7'de, TCK m.184'e göre mahkûm olanlara, tahsil edilen idari para cezalarının faizsiz olarak iade edileceğine dair özel bir hüküm bulunmaktadır. Bu hüküm, bir nebze de olsa çifte yaptırımın sonuçlarını hafifletmeyi amaçlar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kacak-yapi-cezasi-ihbar-sikayet/)