Tahliye taahhütnamesine dayalı icra takibine itiraz eden kiracının, itirazında 'imzaya' ve 'tarihe' itiraz etmesinin hukuki sonuçları açısından ne gibi bir fark vardır?
Kiracının itirazının içeriği, kiraya verenin başvuracağı hukuki yolu ve davanın görüleceği mahkemeyi doğrudan etkiler. Bu nedenle imzaya ve tarihe itiraz arasında önemli bir fark vardır: 1) Sadece Genel İtiraz (İmzaya ve Tarihe Açıkça İtiraz Etmeme): Kiracı, 'borcum yoktur' veya 'takibe itiraz ediyorum' gibi genel ifadelerle itiraz eder, ancak taahhütnamedeki imzaya veya tanzim/tahliye tarihlerine açıkça itiraz etmezse, imza ve tarihleri ikrar etmiş sayılır. Bu durumda kiraya veren, İİK m.275 uyarınca İcra Hukuk Mahkemesi'nde 'itirazın kaldırılması ve tahliye' davası açabilir. Bu dava, daha hızlı sonuçlanan ve basit yargılama usulüne tabi bir davadır. 2) İmzaya veya Tarihe Açıkça İtiraz: Kiracı, itirazında 'taahhütnamedeki imza bana ait değildir' veya 'taahhütnamenin tanzim tarihi sonradan doldurulmuştur, kira sözleşmesiyle aynı tarihte verilmiştir' gibi taahhüdün geçerliliğini doğrudan etkileyen ve ispat gerektiren bir iddiada bulunursa durum değişir. Eğer taahhütname adi yazılı ise (noter tasdikli değilse), İcra Hukuk Mahkemesi'nin imza veya tarih incelemesi yapma yetkisi sınırlıdır. Bu durumda kiraya veren, İcra Hukuk Mahkemesi'nde itirazın kaldırılmasını isteyemez. Bunun yerine, görevli olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nde daha kapsamlı bir yargılama gerektiren 'itirazın iptali ve tahliye' davası açmak zorunda kalır. Bu dava, normal bir davadır ve süreç daha uzun sürer. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tahliye-taahhutnamesi/)