Makalede yazar, 'olası kast' kavramını neden 'ne olduğu belirsiz, anlaşılamayan, her yana çekilebilen, taksirle sürekli karıştırılan' bir kavram olarak eleştirmekte ve yerine ne önermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52311

Yazar, 'olası kast' (dolus eventualis) kavramını, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan belirlilik ve hukuki güvenlik açısından sorunlu bulmaktadır. Eleştirisinin temel noktaları şunlardır: 1) Belirsizlik: 'Olursa olsun deme', 'göze alma', 'kabullenme' gibi soyut kriterlere dayandığı için sınırlarının net olmaması ve uygulamada keyfiliğe yol açabilmesi. 2) Taksirle Karışması: Özellikle 'bilinçli taksir' ile arasındaki çizginin çok ince olması, benzer olaylarda farklı sonuçlara (çok daha ağır cezalara) yol açarak eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkelerini zedelemesi. 3) Kastın Tanımına Aykırılık: Kastın temel tanımı olan 'suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmek' (TCK m.21/1) ilkesiyle tam olarak örtüşmemesi. Failin neticeyi istemediği ama gerçekleşmesini kabullendiği varsayımı, 'isteme' unsurunu muğlaklaştırmaktadır. Yazar, bu belirsiz ve uygulamada sorunlu kavram yerine, ceza sorumluluğunun 'doğrudan kast' ve 'taksir' temelinde değerlendirilmesini önermektedir. Buna göre, somut olayın özelliklerine, failin kusurunun ağırlığına, kastın ve taksirin derecelerine (örneğin, yoğun bir dikkatsizlik veya ihmalin taksirin ağırlaştırıcı bir nedeni olarak değerlendirilmesi gibi) göre bir inceleme yapılmasının daha adil ve öngörülebilir sonuçlar doğuracağını savunmaktadır. Bu, esasen eski ceza hukuku sistemlerindeki kusur derecelendirmelerine bir dönüş önerisidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/iki-ornek-olay-dogrultusunda-olasi-kast-bilincli-taksir-degerlendirilmesi)