İHAM'ın Wemhoff/Almanya kararında ortaya koyduğu 'suç isnadına bağlı tutukluluk' ve 'mahkumiyet kararına bağlı tutukluluk' ayrımının temel mantığı ve İHAS'ın hangi maddeleriyle ilişkili olduğu makalede nasıl açıklanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #52309

Makaleye göre İHAM, Wemhoff/Almanya kararında, tutukluluğu ikiye ayırmıştır: 1) Suç İsnadına Bağlı Tutukluluk: Bir kişi hakkında henüz bir mahkumiyet kararı verilmeden, suç işlediğine dair makul şüpheye dayanılarak tutuklandığı dönemdir. Bu dönemdeki tutukluluğun makul süreyi aşıp aşmadığı İHAS m.5/3 kapsamında denetlenir. Bu madde, tutuklu bir kişinin makul bir süre içinde yargılanma veya yargılama boyunca serbest bırakılma hakkını güvence altına alır. 2) Mahkumiyet Kararına Bağlı Tutukluluk: İlk derece mahkemesi tarafından bir mahkumiyet kararı verildikten sonra, kanun yolu (temyiz/istinaf) süreci boyunca devam eden tutukluluk halidir. İHAM'a göre, bu aşamadaki tutukluluk artık bir 'suç isnadı'na değil, yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş bir 'mahkumiyet kararı'na dayanmaktadır. Bu nedenle bu tutukluluk, İHAS m.5/3 kapsamında değil, 'bir mahkumiyet sonrası yasal tutma' hali olan İHAS m.5/1-a kapsamında değerlendirilir. Bu ayrımın pratik sonucu, İHAM'ın m.5/3 kapsamındaki 'makul süre' hesabını ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararıyla birlikte durdurması ve kanun yolunda geçen süreyi bu hesaba dahil etmemesidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/adli-kontrol-ve-tutukluluk-sürelerinin-hesaplanmasinda-kanun-yolunda-gecen-sürenin-dikkate-alinmamasi-sorunu)